Friday, May 01, 2009

tecrübe

en kısa yol, bildiğin yoldur demiş büyüklerimiz..

Wednesday, April 29, 2009

ben ve benim gibiler

senin hikayeni dinlerken hep içimden ben bunu duymuştum diyordum. duyduğum insanı sen tanımıyorsun (henüz) ama tanışsan sanırım sana (ve senin gibi olanlara) iki çift lafı olur (:

biz kadınlar sizin gibi değiliz. evet çoğu zaman anlamsız, abartlı ve aşırı duygusal tepkiler veriyor olabiliriz. ben ve çevremdeki bir çok kadın hayatıma giren erkekleri seviyoruz! bu sevginin ne sınırı ne sıfatı ne de geçmişi oluyor. eskileri şimdiye taşımıyoruz. bir daha asla sevemeyeceğimizi düşünürken karşımıza biri çıkıyor ve aşkı biz yeniden tanımlıyoruz.

ben, yaklaşık olarak 5 yılımı birini sevmekle geçirdim. kimine göre takıntı kimine göre boşluk kimine göre deneyimsizlik. ama onu sevmek bana çok öğretti. aşk olup olmadığını bilmiyorum hala, bilsem de çok şey değişmez. (: sadece çok sevdiğimi hatırlıyorum. sonrasında bir çok irili ufaklı hikaye.. ama her birini sevdiğimi ayrı ayrı sevdiğimi biliyorum. hiç biri bir diğerinden daha değersiz değildi. sadece paylaşılan şeyler azdı ya da çoktu. anıların sayısıyla ölçmüyorum ki sevgimi, ne hissettiğim önemli olan değil mi? ama hersey bi kenara hiçbiri kendilerinden öncekileri bilmediler. öyle ki sormadılar bile. çünkü öncekileri onunla geçirdiğim anlara sokmadım. onunla o an mutlu olduğumu bildi hepsi tek tek.. geçmiş her haliyle dolu dolu yaşanmıştır her andan keyif alınmıştır ama ben anı sevdim hep, onda kalınca mutlu olduğumu biliyorum. en değerli budur benim için. evet geçmişi anmak güzeldir keyiflidir ama geçmişle yaşamak kayıptır an için. geleceği hayal etmek tatlıdır ama onu yaparken şu anı kaçırmak değildir olması gereken. bunun dengesini öyle ya da böyle kurdum. bu böyle yapılmalı değil tabii demek istediğim, kendi doğrularım bunlar sadece. şu an takıldığım nokta ise ben bunu böyle yaşarken ya da yaşamaya çalışırken neden bir başkasının geçmişi beni korkutuyor? kaybetme korkusu mu yoksa bi yerlerden gelip pörtleyen (: neyse bu akşam da üzerinde bişiler yapılıcak bi konum var en azından ((:

senin burayı okumadığını bilmek güzel ve bunun rahatlığını sonuna kadar kullanıcam.(: biliyorum ki günü gelicekve seninle bunları uzun uzun konuşucak ama şimdilik böyle olsun. hayatımda varsın ve değerlisin. bugün yolun açık olsun ve kalbinse her daim sevgiye açık olsun. senin için en hayırlısını niyet ediyorum. seçimlerin evrenle uyum içindedir ve hep öyledir.

Labels: ,

Thursday, April 23, 2009

gugıl

o diil de ainarielancalim diye google arattırınca bütün foyam ortaya çıkıyo anacım ya (: ehe ben bunu düşünmemiştim (: acaba o düşür mü küüüü??

Labels:

Monday, April 20, 2009

öpücük

buraya yazıyorum demek; "sanırım hayatımda birşeyler değişiyor gençler haberniz olsun hatta yazıyım ki benim de haberim olsun" demek..biliyorum ilginç bir çıkarım hele de hayran kitlemin kimler olduğunu bilmeden (artık o da kalmamıştır) bunu burda itiraf etmekle kendimi bile şaşırtabildim. her neyse..

gelelim sana.. sen. henüz benim hayatımda tam olarak tanımlanmamış insan. sen varlığınla mutlu eden, yokluğunda özlenen insan. zor kapalı bir kutu değilsin evet, ama yine sana baktığımda o kadar çok cevaplanmayı bekleyen soru var ki kafamda. karşıdan rahat gibi mi duruyorum?! sakın aldanma.. senin de aklından birşeyler (birşey ayrı mı yazılıyodu yaaa sezeeeen) geçiyordur. bilmiyorum aslında. geçmiyor da olabilir. ya her türlü illa ki birşey vardır ama aynı frekansta olup olmadığımız söz konusu olan.. hahhahah komik oldum yine ya. kendine gel kadın! eşek kadarsın 23 yaşındasın ya bir silkelen ya. hala lise yılları muhabetleri bunlar ama yaa (: simge okuyor musun acaba bu yazıları hala (: sen aklıma geldin. her neyse..

önce (sana da daha önce dediğim gibi) hayatıma hoşgeldin ve iyi ki de geldin. güzel bir zamanlamaydı üstelik. farkında olmadan yaptık ama mükemmel zamanlamaydı gerçekten. doğru yer konusunda bi fikrim yok hala çok uzaksın bana (: arabayla 16 dakika desen de ben inanmıyorum nerden baksan indisi bindisi yarım saati var onun. doğru insan konusunda ise ne kendi adıma ne de senin adına bir yorum yapmak istemiyorum. onu sonraki bir zamana bırakıyorum.

yazına yorumu ordan yapmak isterdim ama şimdilik burası daha güzel. senin yazın mı diye sordum hayır alıntı dedin.. ama içinden biçok şey sana hitap etmiş ki oraya koyup herkesle paylaşmaya değer bulmuşsun. güzel.. hala sevebildiğini ve sevmekten gelen herşeyi kabullenebildiğini gösterir. henüz daha çürümediğini, aşkın kokusunun senden de gelebileceğini gösterir bana. çok şey çıkarırım ben o yazıdan. tam olarak neler yaşadığını sormam artık ( bi kere kandırdın zaten beni) ama anlatırsan yine dinlerim o ayrı.(:

bi kızla tanışıcaktın bugün (: sana kısa bi hikaye anlatıp yorumu sana bırakıp gidicekti sonra.. çok şey kaçırdın bence.. farkında değilsin biliyorum ama sırf gıcıklığına söylüyorum burdan, hem de okumadığını bile bile (:

Labels:

Tuesday, March 17, 2009

zamanla değişir herşey

agustosun 27sinde yazılmış olan yazı.. okuyorum ve hata üzerine hata yapmanın ne demek oldupunu bir kere daha anlıyorum. yalan söylemeye bir kulp takmayı bile becermişim. sevdiğim insanın bana yalan söylemesini bile öyle ya da böyle sindirmişim. ne için? daha çok yalan için. tek elime geçen daha çok yalan daha çok karmaşık aptal hikayeler, daha çok kandırmaca.

güzel birşey yaptım gayet bilinçli olarak. ben ondan nefret ediyordum artık o da benden nefret ediyor. ağzıma geleni söyledim, küfürse küfrettim, aşağılamaksa aşağıladım, gereksiz yere sinir bozmaksa bozdum. yaptıklarının karşılığını ödettim üstelik kendimden çok şey feda ederek. hayatımdan çıkartırken bile götürdü birşeyleri işte.. biliyorum, yapmamam gerekiyordu ama yaptığım için de pişman değilim. onun yanlışlarını kafamda, daha da önemlisi kalbimde örtbas etmeye çabalarken daha çok yoruldum ben, hem de aylarca. şimdi en azından 3 kerede işi hallettim. artık nasıl onun yüzüne tükürmek istiyosam o da aynı şeyleri bana karşı hissediyor. ben arkaya dönüp baktığımda evet güzel günler vardı ama aslına bakarsan eziyetten başka birşey değildi iyi ki bitti diyorsam, o da aynen kurtuldum o kızdan diyor şu an. onunla geçirdiğim zamanı güzel hatırlamıyorsam o da beni güzel hatırlamasın istedim ..ve başardım.

Labels:

Saturday, September 27, 2008

antidepresan dünyasi mi antidepresanli dünya mi?

haril haril doktor aramak, deli doktoru.. bi insan (ya da hala oyle olduguna inanan) ruh halinin iyi olmadiginin farkina varir mi? vardiginda bunun depresyon ya da benzeri bisi oldugunun tanisini kendi koyabilir mi? bilmiyorum.. emin degilim.. hic bisiden (hangisini ayri yaziyorduk???) hic bi zaman olmadigim gibi. ilac lazim sonu -ax ekiyle biten bu insani önce mallastiran sonra herseyin cok guzel olduguna inandiran ve bence tibbin en basarili gelismelerinden olan antidepresanlar.. kendimle basacikamadigim icin mi? tabii ki hayir! sadece ani bi degisime ihtiyacim oldugundan.. biliyorum ki onlardan birini alip yattigimda bir sonraki sabah beynime reset atmis edasiyla kalkacagimi biliyorum. ve kaliteli bi uyku da yanima kar kalcak.. bagimli yasamak mi?? sanmiyorum yani daha once kullandim biraktim yani birakmak sorun dahilinde degil.

her neyse..

genel durum: iyi ama ufak tefek degisiklikler yapmk gerek. daha yumusak olmaliyim mesela bu gerginlik sona ermeli. bence ruhumu topraklamayaliyim ya da evin bi odasina ingiliz cimi döseyip günde iyi kere orda gezinmeliyim. (iyi fikir ama pahaliya patlar) insanlara iyi davranmaliyim. onlar da insan esprisini yapmadan ama. sonra sevdigim adama da iyi davranmaliyim bence.. hayatinin psikolojik iskencesini yasamamali bu genc yasinda (daha askerligini yapmadan bu ön sok niteligini tasimamali). mimi hanima da burdan tesekkür ederim. mesajiniz olmasa bir blogum oldugunu bile unutmustum (: daha cok gülelim bence kesinlikle iyi geliyo..

Labels: , , ,

Wednesday, August 27, 2008

yalan soylemek isteyen? buyrun ben yardimci olayim

tebrik ediyorum kendimi. üstün basarilarim icin ve esi bulunmaz yetenegim icin. hayatimda tanidigim en dürüst adamlardan birine yalan soyletmeyi basardigim icin. kendim yalan soylemedigim icin mi? tabii ki hayir. yalan soylemek zorunda biraktigim icin. ben uzulurum kirilirim diye gercegi soyleyemedigi icin. ne aci degil mi? hayatimda artik yalan dolan istemiyorum birinin ardindan is cevireni yanimda istemiyorum diye kendime soz verdigim andan 11 yil gecti. her ne kadar durup durup hortlasa da bana zarar vermekten uzakti hepsi. simdi? bilmiyorum ne degistigini.. nerde hata yaptigimi göremiyorum. ne sevdigin adami ne de arkadaslarini sevmekten korkma, sevgini göstermekten cekinme..ama kimseyi odak yapma, onsuz/onlarsiz asla deme, birine/bir gruba ait olma ama tüm varliginla onlarin yaninda ol.. bunlar neydi peki? bunlari aklima kim soktu? hangi kitap, hangi tecrübe, kim? canim aciyor cünkü herseye ben sebep oluyorum. kimseyi suclamak istemeden aslinda sürekli baskalarina bok atardim. "yakin arkadasim yok! neden? cunku o kizlar var ya hepsi kazik atti bana! kimseyi sevemiyorum! neden? cunku o var ya hepsi onun yuzunden!" sonra ne oldu? ben ogrendim, büyüdüm. insan olmanin hata yapmayi da kaldirabilgini ve aslinda öyle ögrendigimi fark ettim. Yasadiklardimdan beslenmemeyi, aci cekmeyi aliskanlik haline getirmemeyi ogrendim ve ogrenmeye hala devam ediyorum. herseye ragmen insan iliskilerinde cok basarili olmadigimi biliyorum ama en azindan bi istikrar saglamistim saniyordum.. simdi ne yapiyorum? hic bi fikrim yok..

ne yapmam lazim? su ana kadar yaptiklarimi gözden gecirip bi karara varirsak eger; asiri tepki verdim, cok duygusal tepkilerdi, kalp kirdim, cok üzüldüm, cok üzdüm, sonra bi an geldi gec de olsa mantigim devreye girdi ve olayin aslinda benden kaynaklandigini fark ettim ve ozur diledim. sonuc: yorgun bir ben. simdi ise durum bi oncekinden cok cok cok daha onemsiz bi durum ama acaba yine mi bisilere ben sebep oluyorum da bunlar oluyor diye düsünmeden edemiyorum.
ve kisaca ne yapmam gerektigini bilmiyorum. sadece tepkilerimi durduruyorum ve bunun gecici bi cözüm oldugunun hatta cözüm niteligi tasimadiginin farkindayim.

22 yasindayim. yari ömrüm yalan söylemek istemiyorum ve yalan duymak istemiyorum diyerek gecti. sadece bunu istedim ama bi yerlerde eksik bisiler olmali ki bugun bu durumdan bu kadar cok etkileniyorum, etkilenmek hafif kacti siz istediginiz uygun bir fiili koyabilirsiniz.i insanin canini en cok sevdigi yakarmis klisesini de bir an once kafamdan silmek icin niyet ediyorum.

seni yalan soylemek zorunda biraktigim icin özür dilerim.. nasil yaptgimi bilmiyorum ama ne yaptiysam keske burayi okuyor olsan da bana soylebilsen. neyse bir gun belki kelimelerden ve yüzlerden korkmadigim bir gün bunu sana sorabilirim cok gec olmadan..

Labels: