ainarielancalim
Thursday, February 04, 2010
(: çok olmuş yazmayalı. çok şeyler değişti bu arada tabii mezun oluyorum bi kere (: senelerdir devam eden universite yılları lisans macerası haziranda bitiyor (: belki yüksek lisans yaparım ama şimdilik kesin bişi yok. Erken bitiricem diye çok uğraştım çok çalıştım ama değdi (: twitter diye bişi çıkmış mesela benim haberim yoktu geçen gün mimi'den öğrendim. hemen kayıt oldum twitterım da hayırlı olsuuunnn.. hadi ben şimdi blog dünyasında twitter dünyasında dolaşıyım azıcık byeee
Friday, May 01, 2009
Wednesday, April 29, 2009
ben ve benim gibiler
senin hikayeni dinlerken hep içimden ben bunu duymuştum diyordum. duyduğum insanı sen tanımıyorsun (henüz) ama tanışsan sanırım sana (ve senin gibi olanlara) iki çift lafı olur (:biz kadınlar sizin gibi değiliz. evet çoğu zaman anlamsız, abartlı ve aşırı duygusal tepkiler veriyor olabiliriz. ben ve çevremdeki bir çok kadın hayatıma giren erkekleri seviyoruz! bu sevginin ne sınırı ne sıfatı ne de geçmişi oluyor. eskileri şimdiye taşımıyoruz. bir daha asla sevemeyeceğimizi düşünürken karşımıza biri çıkıyor ve aşkı biz yeniden tanımlıyoruz.
ben, yaklaşık olarak 5 yılımı birini sevmekle geçirdim. kimine göre takıntı kimine göre boşluk kimine göre deneyimsizlik. ama onu sevmek bana çok öğretti. aşk olup olmadığını bilmiyorum hala, bilsem de çok şey değişmez. (: sadece çok sevdiğimi hatırlıyorum. sonrasında bir çok irili ufaklı hikaye.. ama her birini sevdiğimi ayrı ayrı sevdiğimi biliyorum. hiç biri bir diğerinden daha değersiz değildi. sadece paylaşılan şeyler azdı ya da çoktu. anıların sayısıyla ölçmüyorum ki sevgimi, ne hissettiğim önemli olan değil mi? ama hersey bi kenara hiçbiri kendilerinden öncekileri bilmediler. öyle ki sormadılar bile. çünkü öncekileri onunla geçirdiğim anlara sokmadım. onunla o an mutlu olduğumu bildi hepsi tek tek.. geçmiş her haliyle dolu dolu yaşanmıştır her andan keyif alınmıştır ama ben anı sevdim hep, onda kalınca mutlu olduğumu biliyorum. en değerli budur benim için. evet geçmişi anmak güzeldir keyiflidir ama geçmişle yaşamak kayıptır an için. geleceği hayal etmek tatlıdır ama onu yaparken şu anı kaçırmak değildir olması gereken. bunun dengesini öyle ya da böyle kurdum. bu böyle yapılmalı değil tabii demek istediğim, kendi doğrularım bunlar sadece. şu an takıldığım nokta ise ben bunu böyle yaşarken ya da yaşamaya çalışırken neden bir başkasının geçmişi beni korkutuyor? kaybetme korkusu mu yoksa bi yerlerden gelip pörtleyen (: neyse bu akşam da üzerinde bişiler yapılıcak bi konum var en azından ((:
senin burayı okumadığını bilmek güzel ve bunun rahatlığını sonuna kadar kullanıcam.(: biliyorum ki günü gelicekve seninle bunları uzun uzun konuşucak ama şimdilik böyle olsun. hayatımda varsın ve değerlisin. bugün yolun açık olsun ve kalbinse her daim sevgiye açık olsun. senin için en hayırlısını niyet ediyorum. seçimlerin evrenle uyum içindedir ve hep öyledir.
Labels: kadın olmak, kendin olmak
Thursday, April 23, 2009
gugıl
o diil de ainarielancalim diye google arattırınca bütün foyam ortaya çıkıyo anacım ya (: ehe ben bunu düşünmemiştim (: acaba o düşür mü küüüü??Labels: o diil de
Monday, April 20, 2009
öpücük
buraya yazıyorum demek; "sanırım hayatımda birşeyler değişiyor gençler haberniz olsun hatta yazıyım ki benim de haberim olsun" demek..biliyorum ilginç bir çıkarım hele de hayran kitlemin kimler olduğunu bilmeden (artık o da kalmamıştır) bunu burda itiraf etmekle kendimi bile şaşırtabildim. her neyse..gelelim sana.. sen. henüz benim hayatımda tam olarak tanımlanmamış insan. sen varlığınla mutlu eden, yokluğunda özlenen insan. zor kapalı bir kutu değilsin evet, ama yine sana baktığımda o kadar çok cevaplanmayı bekleyen soru var ki kafamda. karşıdan rahat gibi mi duruyorum?! sakın aldanma.. senin de aklından birşeyler (birşey ayrı mı yazılıyodu yaaa sezeeeen) geçiyordur. bilmiyorum aslında. geçmiyor da olabilir. ya her türlü illa ki birşey vardır ama aynı frekansta olup olmadığımız söz konusu olan.. hahhahah komik oldum yine ya. kendine gel kadın! eşek kadarsın 23 yaşındasın ya bir silkelen ya. hala lise yılları muhabetleri bunlar ama yaa (: simge okuyor musun acaba bu yazıları hala (: sen aklıma geldin. her neyse..
önce (sana da daha önce dediğim gibi) hayatıma hoşgeldin ve iyi ki de geldin. güzel bir zamanlamaydı üstelik. farkında olmadan yaptık ama mükemmel zamanlamaydı gerçekten. doğru yer konusunda bi fikrim yok hala çok uzaksın bana (: arabayla 16 dakika desen de ben inanmıyorum nerden baksan indisi bindisi yarım saati var onun. doğru insan konusunda ise ne kendi adıma ne de senin adına bir yorum yapmak istemiyorum. onu sonraki bir zamana bırakıyorum.
yazına yorumu ordan yapmak isterdim ama şimdilik burası daha güzel. senin yazın mı diye sordum hayır alıntı dedin.. ama içinden biçok şey sana hitap etmiş ki oraya koyup herkesle paylaşmaya değer bulmuşsun. güzel.. hala sevebildiğini ve sevmekten gelen herşeyi kabullenebildiğini gösterir. henüz daha çürümediğini, aşkın kokusunun senden de gelebileceğini gösterir bana. çok şey çıkarırım ben o yazıdan. tam olarak neler yaşadığını sormam artık ( bi kere kandırdın zaten beni) ama anlatırsan yine dinlerim o ayrı.(:
bi kızla tanışıcaktın bugün (: sana kısa bi hikaye anlatıp yorumu sana bırakıp gidicekti sonra.. çok şey kaçırdın bence.. farkında değilsin biliyorum ama sırf gıcıklığına söylüyorum burdan, hem de okumadığını bile bile (:
Labels: şaşırtıcı
Tuesday, March 17, 2009
zamanla değişir herşey
agustosun 27sinde yazılmış olan yazı.. okuyorum ve hata üzerine hata yapmanın ne demek oldupunu bir kere daha anlıyorum. yalan söylemeye bir kulp takmayı bile becermişim. sevdiğim insanın bana yalan söylemesini bile öyle ya da böyle sindirmişim. ne için? daha çok yalan için. tek elime geçen daha çok yalan daha çok karmaşık aptal hikayeler, daha çok kandırmaca.güzel birşey yaptım gayet bilinçli olarak. ben ondan nefret ediyordum artık o da benden nefret ediyor. ağzıma geleni söyledim, küfürse küfrettim, aşağılamaksa aşağıladım, gereksiz yere sinir bozmaksa bozdum. yaptıklarının karşılığını ödettim üstelik kendimden çok şey feda ederek. hayatımdan çıkartırken bile götürdü birşeyleri işte.. biliyorum, yapmamam gerekiyordu ama yaptığım için de pişman değilim. onun yanlışlarını kafamda, daha da önemlisi kalbimde örtbas etmeye çabalarken daha çok yoruldum ben, hem de aylarca. şimdi en azından 3 kerede işi hallettim. artık nasıl onun yüzüne tükürmek istiyosam o da aynı şeyleri bana karşı hissediyor. ben arkaya dönüp baktığımda evet güzel günler vardı ama aslına bakarsan eziyetten başka birşey değildi iyi ki bitti diyorsam, o da aynen kurtuldum o kızdan diyor şu an. onunla geçirdiğim zamanı güzel hatırlamıyorsam o da beni güzel hatırlamasın istedim ..ve başardım.
Labels: kime ne
Saturday, September 27, 2008
antidepresan dünyasi mi antidepresanli dünya mi?
haril haril doktor aramak, deli doktoru.. bi insan (ya da hala oyle olduguna inanan) ruh halinin iyi olmadiginin farkina varir mi? vardiginda bunun depresyon ya da benzeri bisi oldugunun tanisini kendi koyabilir mi? bilmiyorum.. emin degilim.. hic bisiden (hangisini ayri yaziyorduk???) hic bi zaman olmadigim gibi. ilac lazim sonu -ax ekiyle biten bu insani önce mallastiran sonra herseyin cok guzel olduguna inandiran ve bence tibbin en basarili gelismelerinden olan antidepresanlar.. kendimle basacikamadigim icin mi? tabii ki hayir! sadece ani bi degisime ihtiyacim oldugundan.. biliyorum ki onlardan birini alip yattigimda bir sonraki sabah beynime reset atmis edasiyla kalkacagimi biliyorum. ve kaliteli bi uyku da yanima kar kalcak.. bagimli yasamak mi?? sanmiyorum yani daha once kullandim biraktim yani birakmak sorun dahilinde degil.her neyse..
genel durum: iyi ama ufak tefek degisiklikler yapmk gerek. daha yumusak olmaliyim mesela bu gerginlik sona ermeli. bence ruhumu topraklamayaliyim ya da evin bi odasina ingiliz cimi döseyip günde iyi kere orda gezinmeliyim. (iyi fikir ama pahaliya patlar) insanlara iyi davranmaliyim. onlar da insan esprisini yapmadan ama. sonra sevdigim adama da iyi davranmaliyim bence.. hayatinin psikolojik iskencesini yasamamali bu genc yasinda (daha askerligini yapmadan bu ön sok niteligini tasimamali). mimi hanima da burdan tesekkür ederim. mesajiniz olmasa bir blogum oldugunu bile unutmustum (: daha cok gülelim bence kesinlikle iyi geliyo..
Labels: aglamasam iyi olur anlari, aslinda fena diil, hayat, ivir zivir
